Biyoçeşitlilik
6. Sınıf Fen Bilimleri · Fencim Akademi
Bir sulak alanda yalnız kuşlar bulunmaz. Sazlar, balıklar, böcekler, mantarlar ve çok küçük canlılar da su, hava ve toprakla etkileşim içindedir. Canlı çeşitliliğini anlamak için hem türleri hem yaşadıkları ortamı düşünmek gerekir.
Habitat ve ekosistem
Bir canlının doğal olarak yaşadığı, besin ve barınma gibi ihtiyaçlarını karşıladığı ortama habitat denir. Bir kurbağa türünün yaşadığı sulak alan, o türün habitatının parçası olabilir.
Ekosistem, belirli bir alandaki canlılarla su, hava, toprak, ışık ve sıcaklık gibi cansız etkenlerin oluşturduğu etkileşimli bütündür. Orman, göl ve kıyı ekosistemleri farklı özellikler taşır. Ekosistem yalnızca bir canlı listesi değildir; ilişkileri de kapsar.
Biyoçeşitlilik, yaşamın çeşitliliğidir. Farklı türleri, aynı tür içindeki kalıtsal farklılıkları ve farklı ekosistemleri içerir. Bu konuda canlı türlerinin çeşitliliği ve bu çeşitliliğin doğal yaşam için önemi üzerinde durulur.
Aynı türden çok sayıda birey bulunması, tek başına yüksek tür çeşitliliği demek değildir. Yüzlerce aynı ağaçtan oluşan alanla farklı bitki ve hayvan türlerini barındıran alan, yalnız birey sayısına göre karşılaştırılmaz.
Canlı çeşitliliğinin önemi
Canlılar beslenme, tozlaşma, tohumların yayılması ve organik artıkların ayrışması gibi ilişkilerle birbirine bağlıdır. Bir türün azalması, onunla etkileşen başka türleri de etkileyebilir.
Biyoçeşitlilik insanlar için gıda, farklı tarım çeşitleri ve bilimsel araştırma kaynakları bakımından değerlidir. Farklı özelliklere sahip bitki çeşitlerinin korunması, değişen koşullara uygun üretim seçeneklerinin devamına katkı sağlar.
Bir canlının önemini yalnız doğrudan ekonomik yararıyla ölçmek yeterli değildir. Ekosistemdeki ilişkileri ve kendi yaşamının değeri de koruma anlayışının parçasıdır. Birçok türün bütün görevleri henüz ayrıntılı bilinmiyor olabilir.
Türkiye ve endemik türler
Türkiye’de farklı iklimler, yükseltiler ve yaşam ortamları canlı çeşitliliğine katkıda bulunur. Kıyılar, sulak alanlar, ormanlar ve bozkırlar farklı canlı topluluklarını barındırır. Bozkır, üzerinde az ağaç bulunduğu için değersiz veya canlısız alan değildir.
Doğal yayılışı belirli bir bölgeyle sınırlı olan türlere endemik tür denir. Ankara çevresindeki sınırlı alanlarda doğal yayılış gösteren sevgi çiçeği, diğer adıyla yanardöner, buna örnektir. Endemik olmak, o bölgede görülen her türün özelliği değildir.
Endemiklik ile neslin tükenme tehlikesi aynı kavram değildir. Ancak yaşam alanı dar olan bir tür, o alandaki büyük bir değişimden güçlü biçimde etkilenebilir. Türün başka yerde yetiştirilmesi, doğal yayılışına ilişkin endemiklik bilgisini otomatik olarak değiştirmez.
Biyoçeşitliliğe yönelik tehditler
| İnsan etkinliği veya değişim | Olası etki |
|---|---|
| Habitatın yapılaşmayla yok edilmesi veya parçalanması | Beslenme, üreme ve hareket alanlarının azalması |
| Aşırı avlanma, toplama veya otlatma | Canlı topluluklarının kendini yenileme kapasitesinin aşılması |
| Anız yakma, orman tahribi ve yangınlar | Canlıların ve yaşam ortamlarının zarar görmesi |
| Aşırı gübre ve tarımsal ilaç kullanımı | Toprak ve su ilişkilerinin bozulması, hedef dışı canlıların etkilenmesi |
| Yerel çeşitlerin tek tip üretimle kaybı | Kalıtsal çeşitliliğin azalması |
| İstilacı yabancı türler ve iklim değişikliği | Yerli türlerin yaşam koşullarının değişmesi |
Her yabancı tür otomatik olarak istilacı değildir. İstilacı tür, yayıldığı yeni ortamda yerli canlılara ve ekosisteme zarar veren türleri anlatır. Canlıların bilinçsizce başka ortamlara bırakılması bu nedenle sorun yaratabilir.
Nesli tükenmiş olmak ve tehdit altında olmak
Nesli tükenmiş türün yaşayan bireyi kalmamıştır. Dodo bunun tarihsel örneklerinden biridir. Tehdit altındaki türlerde ise canlı bireyler vardır, fakat devamlılıkları risk altındadır. Bu iki durum aynı değildir.
Türkiye’de Akdeniz foku gibi türler için koruma eylem planları hazırlanır. Türleri korumak, yalnız tek tek hayvanları korumakla sınırlı değildir; üredikleri kıyılar ve besin ilişkileri de korunmalıdır. Bir türün kesin tehdit kategorisi belirtilirken güncel ve ilgili bölgeye ait değerlendirme kullanılmalıdır.
Korunan alanlar, zarar görmüş habitatların onarılması, sürdürülebilir üretim ve bilinçli tüketim birlikte yarar sağlar. Etkinliğin sonucu, yalnız dikilen fidan veya hazırlanan afiş sayısıyla ölçülmez; yaşam alanının ve yerli canlı topluluklarının durumundaki değişim de izlenir. 22 Mayıs Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü, bu ilişkilerin önemine dikkat çeker.
Hızlı Tekrar
Habitat canlının yaşam alanı; ekosistem canlı ve cansız etkenlerin etkileşimli bütünüdür. Biyoçeşitlilik yalnız birey sayısı değildir.
Endemik türün doğal yayılışı sınırlıdır. Koruma, türlerle birlikte habitatları ve aralarındaki ilişkileri sürdürmeyi gerektirir.
Kaynakça ve Telif
Bu konu anlatımı, ilgili Millî Eğitim Bakanlığı Fen Bilimleri öğretim programı ve aşağıdaki bilimsel/eğitsel kaynaklardan doğrulanan bilgiler temelinde Fencim için özgün olarak hazırlanmıştır.
Başlıca Kaynaklar
- MEB — 6. sınıf Sürdürülebilir Yaşam ve Etkileşim öğretim programı
- Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi — Biyoçeşitlilik
- Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi — Koruma hedefleri
- Tarım ve Orman Bakanlığı — Tol Gölü ve endemik bitkiler
- Tarım ve Orman Bakanlığı — Tür eylem planları
- Natural History Museum — Dodo ve neslin tükenmesi
Telif ve Kullanım Uyarısı
© Fencim — Tüm hakları saklıdır.
Fencim tarafından özgün olarak hazırlanan metinler ve Fencim'e ait özgün görsel çalışmalar; yazılı izin olmaksızın bütünüyle veya esaslı kısmıyla kopyalanamaz, yeniden yayımlanamaz ya da başka bir internet sitesinde/dijital platformda Fencim içeriği yerine kullanılamaz.
Üçüncü taraf kaynaklara, eserlere, markalara ve diğer fikrî mülkiyet unsurlarına ait haklar ilgili hak sahiplerine aittir.
Konuyu Anladın mı?
“Hızlı Tekrar” bölümünü okuduktan sonra metne bakmadan konunun ana fikirlerini kendi cümlelerinle açıklamayı dene. Metindeki bir örneği seçip hangi kavramı anlattığını söyle. Takıldığın noktada ilgili başlığa dönerek yeniden okuyabilirsin.

