DNA ve Genetik Kod Ünite Quizi
Üniteyi sorularla tekrar et. İstersen süreli çöz, istersen her sorunun ardından açıklamasını incele.
10 soru · 15 dakika veya süresiz
Çalışma biçimini seç
Öğrenerek çöz: Süre sınırı olmadan cevabını kontrol et, çözümünü hemen incele.
Süreli deneme: Süreyi yönet, cevap ve çözümleri deneme sonunda gör.
Etkileşimli testi çözmek için JavaScript’i etkinleştir.
Sorular ve çözümlü rehber
Bu bölüm cevapları içerir. Kendini değerlendirmek için önce bir mod seçerek çözebilirsin.
1. soru
Hücre çekirdeğinde bulunan kalıtsal yapılar karmaşıktan basite (büyükten küçüğe) doğru sıralandığında 'KeDiGeNi' kodlaması oluşur. Bu yapılardan iki tanesi için 'DNA'nın yapı birimidir' ve 'DNA'nın anlamlı parçaları olup kalıtsal özelliklerimizi belirleyen görev birimidir' tanımları yapılmıştır. Buna göre, tanımları yapılan bu iki kalıtsal yapı sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?
Nükleotit - Gen
Kromozom - DNA
Gen - Nükleotit
DNA - Gen
Çözümün mantığı
Doğru cevap: A
DNA'nın en küçük yapı birimi nükleotit, kalıtsal özelliklerin taşındığı anlamlı görev birimi ise gendir. Sıralama nükleotit ve gen şeklinde olmalıdır.
2. soru
Aşağıdaki görselde üç farklı canlı türünün kromozom sayıları sembolik sütunlarla gösterilmiştir. Sadece verilen bilgiler ve grafik değerlendirildiğinde, kromozom sayıları ile ilgili yapılan yorumlardan hangisi doğrudur?

Kromozom sayısı en fazla olan eğrelti otu, grafikteki en gelişmiş canlıdır.
İnsan ve moli balığının kromozom sayılarının aynı olması, bu iki canlının yakın akraba olduğunu kanıtlar.
Canlıların vücut büyüklüğü arttıkça hücrelerindeki kromozom sayısı da her zaman artış gösterir.
Kromozom sayısı ile canlıların gelişmişlik düzeyleri veya vücut büyüklükleri arasında doğrudan bir ilişki yoktur.
Çözümün mantığı
Doğru cevap: D
Kromozom sayısı canlının gelişmişliğini veya vücut büyüklüğünü belirlemez. 500 kromozomlu eğrelti otu insandan gelişmiş değildir; insan ve moli balığının kromozom sayısının aynı (46) olması da bir benzerlik veya akrabalık kanıtlamaz.
3. soru
Bir DNA molekülünün kendini eşlemesi sürecinde hücrenin belirli kısımlarındaki serbest malzeme miktarlarında değişimler yaşanır. Hücre bölünmesi öncesinde gerçekleşen bu süreçte, sitoplazmada ve çekirdekte bulunan serbest nükleotit miktarlarının değişimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Eşlenme boyunca hem sitoplazmadaki hem de çekirdekteki serbest nükleotit miktarı sürekli artar.
Sitoplazmadaki serbest nükleotit miktarı azalırken, çekirdeğin içindeki serbest nükleotit miktarı yeni zincirler oluşana kadar önce artış gösterir.
Çekirdekteki nükleotitler sitoplazmaya çıkacağı için sitoplazmadaki nükleotit sayısı zamanla katlanır.
Hücredeki toplam nükleotit, fosfat ve şeker sayısı eşlenme sonunda yarıya düşer.
Çözümün mantığı
Doğru cevap: B
DNA kendini eşlerken sitoplazmadaki serbest nükleotitler çekirdeğin içerisine girer. Bu nedenle sitoplazmadaki serbest malzeme miktarı azalırken, çekirdeğin içerisine giren nükleotitlerden dolayı çekirdekteki serbest miktar başlangıca göre artış gösterir ve ardından zincirlere bağlanır.
4. soru
Çevresel faktörler (radyasyon, kimyasallar, zararlı ışınlar) nedeniyle DNA zincirinde hasarlar oluşabilir. Bu hataların bir kısmı hücre tarafından onarılabilirken bir kısmı onarılamaz ve kalıcı hasarlara yol açar. Buna göre, aşağıdaki seçeneklerde modellenen hasarlardan hangisinin hücre tarafından onarılması kesinlikle mümkün değildir?
DNA zincirinin sadece tek bir tarafındaki bir nükleotidin karşısının tamamen boş kalması
Adenin nükleotidinin karşısına yanlışlıkla sitozin nükleotidinin yerleşmesi
DNA zincirinin aynı bölgesinde, karşılıklı her iki nükleotidin de aynı anda koparak kaybolması
Guanin nükleotidinin karşısındaki timin nükleotidinin enzimler tarafından fark edilmesi
Çözümün mantığı
Doğru cevap: C
Eğer DNA zincirinin aynı bölgesinde karşılıklı her iki nükleotit de kaybolmuşsa (karşılıklı zincir boşluğu), DNA orada hangi bazların olduğunu tespit edemez. Referans alabileceği sağlam bir zincir kalmadığı için bu hata onarılamaz.
5. soru
Bezelyelerde sarı tohum rengi geni (A) baskın, yeşil tohum rengi geni (a) ise çekiniktir. Melez sarı tohumlu iki bezelyenin çaprazlanması sonucu elde edilecek yeni nesillerle ilgili yapılan aşağıdaki yorumlardan hangisi LGS'deki ihtimal mantığına göre doğrudur?
Çaprazlama sonucunda yeşil tohumlu bezelye oluşma ihtimali %25 olduğu için, doğacak ilk 4 bezelyeden kesinlikle sadece 1 tanesi yeşil olur.
Oluşacak her bir yeni bezelye yavrusunun yeşil tohumlu olma ihtimali birbirinden bağımsız olarak %25'tir; ilk doğan 3 bezelyenin üçü de yeşil tohumlu olabilir.
İki melez bireyin çaprazlanmasıyla saf çekinik (aa) özelliklere sahip bir yavrunun meydana gelmesi biyolojik olarak imkansızdır.
Doğacak bezelyelerin %75'inin sarı tohumlu olacağı bilindiğine göre, ilk doğan bezelyenin yeşil renkli olma ihtimali bulunmamaktadır.
Çözümün mantığı
Doğru cevap: B
Çaprazlamalarda elde edilen %75 veya %25 gibi oranlar kesin bir çocuk sayısı belirtmez. Bu oranlar doğacak olan her bir yavru için ayrı ayrı yeniden geçerli olan ihtimallerdir. Dolayısıyla her doğumda şans sıfırlanır.
6. soru
Sağlıklı bir insan ailesinde doğacak çocukların cinsiyetinin belirlenmesi süreci ile ilgili bilimsel gerçekler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Doğacak çocuğun cinsiyetini belirleyen unsur, babadan gelen sperm hücrelerinin taşıdığı cinsiyet kromozomudur (X veya Y).
Annenin vücut hücrelerinde sadece XX kromozomları bulunduğu için ürettiği yumurta hücresine her zaman sadece X kromozomu aktarabilir.
Bir ailenin ardı ardına 4 adet kız çocuğu dünyaya geldiyse, doğacak 5. çocuğun erkek olma ihtimali %50'den daha yüksektir.
Her bir doğumda bebeğin kız veya erkek olma olasılığı geçmişteki doğumlardan tamamen bağımsızdır ve daima %50'dir.
Çözümün mantığı
Doğru cevap: C
Bir ailenin kaç çocuğu olursa olsun, yeni doğacak bir bebeğin kız veya erkek olma ihtimali her zaman sabittir ve %50'dir. Geçmişteki doğumlar sonraki doğumların olasılığını hiçbir şekilde etkilemez.
7. soru
Bir araştırmacı, çevre şartlarının canlıların dış görünüşündeki etkisini incelemek amacıyla aşağıdaki görselde modellenen deneyi gerçekleştiriyor. Himalaya tavşanının sırtındaki beyaz tüyleri kazıyıp yerine buz torbası bağladığında yeni çıkan tüylerin siyah olduğunu, ancak bu siyah tüyleri kazıyıp tavşanı sıcak ortamda büyüttüğünde tüylerin tekrar beyaz çıktığını gözlemliyor. Bu deneyle ilgili yapılan yorumlardan hangisi doğrudur?

Buz uygulaması tavşanın kürk rengini belirleyen genlerin yapısını kalıcı olarak mutasyona uğratmıştır.
Bu olay bir modifikasyondur; çevre şartı (sıcaklık) genlerin yapısını değiştirmemiş, sadece genlerin işleyişini değiştirmiştir.
Siyah tüylere sahip olan bu tavşanın doğacak tüm yavruları doğrudan siyah sırt kaplamasıyla dünyaya gelir.
Çevre etkisi ortadan kalksa bile canlı bir daha asla orijinal eski haline geri dönemez.
Çözümün mantığı
Doğru cevap: B
Himalaya tavşanlarında görülen bu durum bir modifikasyondur. Modifikasyonlarda çevre etkisiyle (sıcaklık vb.) genlerin yapısı değil, yalnızca işleyişi değişir. Şartlar normale döndüğünde canlı eski orijinal haline geri dönebilir ve bu durum kalıtsal değildir.
8. soru
Doğada bulunan canlıların belirli çevre koşullarında yaşama ve üreme şansını artıran kalıtsal özellikler kazanmasına adaptasyon denir. Buna göre, aşağıda verilen canlı özelliklerinden hangisi adaptasyon kavramına örnek olarak gösterilemez?
Kutup ayılarının beyaz kıl rengine ve soğuktan korunmak için derilerinin altında kalın bir yağ tabakasına sahip olması
Develerin kum fırtınalarından korunmak için uzun kirpiklerinin olması ve hörgüçlerinde yağ depolaması
Düzenli olarak ağır spor ve vücut geliştirme antrenmanı yapan bir sporcunun kas kütlesinin aşırı gelişmesi
Kaktüslerin kurak çöl ortamında su kaybını azaltmak için yapraklarının diken şeklini almış olması
Çözümün mantığı
Doğru cevap: C
Spor yapan bir kişinin kaslarının gelişmesi çevre etkisiyle vücut hücrelerinde meydana gelen ve kalıtsal olmayan bir 'modifikasyon' örneğidir. Diğer seçenekler ise canlıların yaşama ve üreme şansını artıran kalıtsal 'adaptasyon' örnekleridir.
9. soru
Aşağıdaki görselde bir biyoteknoloji laboratuvarında gerçekleştirilen koyun klonlama çalışmasının aşamaları şematize edilmiştir. Hücre çekirdeği (DNA'sı) alınan A koyunu ile yumurta hücresi alınan ve çekirdeği boşaltılan B koyununun hücreleri laboratuvarda birleştiriliyor. Oluşan embriyo, taşıyıcı ebeveyn olan C koyununun rahmine yerleştiriliyor. Süreç sonunda dünyaya gelen klon kuzu gelişimini tamamladığında genetik olarak hangi koyunun kopyası olur?

Yumurta hücresini veren B koyununun
Embriyoyu rahminde taşıyan ve doğumu gerçekleştiren C koyununun
Hücre çekirdeğini (yönetici molekülünü/DNA'sını) veren A koyununun
Klon kuzu, her üç ebeveynin de genlerinin eşit oranda karışımına sahip olur.
Çözümün mantığı
Doğru cevap: C
Klonlama sorularında doğan canlı, sadece ve sadece hücre çekirdeği (yani yönetici molekülü/DNA'sı) alınan ebeveynin genetik ikizidir. Yumurtayı sağlayan veya taşıyıcı annelik yapan diğer canlılarla hiçbir genetik bağı yoktur.
10. soru
Genetik mühendisliği ile biyoteknoloji kavramları birbiriyle sıkı bir ilişki içinde olsa da aralarında temel farklar bulunur. Bu iki kavramın arasındaki farklar ve ilişkiler göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru bir genellemedir?
Genetik mühendisliği işin araştırma ve yöntem (Ar-Ge) boyutuyken; biyoteknoloji bu yöntemlerle insanlık yararına ticari bir ürün üretme boyutudur.
Biyoteknoloji laboratuvardaki teorik çalışmaları kapsarken, genetik mühendisliği sadece fabrikadaki seri üretimle ilgilenir.
Bir bakteriye insülin sentezleme genini aktarıp o bakteriden tonlarca ilaç üreterek eczanelerde satmak sadece genetik mühendisliğinin alanıdır.
Genetik mühendisliği ve biyoteknoloji tamamen farklı bilim dalları olup hiçbir ortak uygulama alanları bulunmamaktadır.
Çözümün mantığı
Doğru cevap: A
Genetik mühendisliği genler üzerinde doğrudan çalışan, yöntem geliştiren bilimsel mutfak (Ar-Ge) kısmıdır. Biyoteknoloji ise bu mühendislik verilerini alıp teknoloji ve sanayi ile birleştirerek ekonomik, ticari birer ürüne dönüştüren daha geniş bir şemsiyedir.